22 Nisan 2026 Çarşamba

Avrupa Birliği Yeni Akıllı Telefonlarda Değiştirilebilir Bataryayı Zorunlu Yapacak



Avrupa Birliği (AB), elektronik atığı azaltmak ve telefonun ömrünü uzatmak amacıyla 18 Şubat 2027'den itibaren satışta olacak yeni akıllı telefonlarda kullanıcı tarafından değiştirilebilir bataryayı zorunlu hale getirecek.

Avrupa Birliği, 2023 yılında onaylanan Batarya Yönetmeliği ile kademeli bir geçiş süreciyle bataryaların çevreye olumsuz etkisi azaltmayı hedefliyor.

Elektronik atığın azaltılması ve doğal kaynakların daha verimli kullanılmasının sağlanmasının amaçlandığı yeni kurallarla, cihazların kullanım ömrünün uzatılması ve tüketicilerin ürünlerini daha uzun süre, daha düşük maliyetle kullanabilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda "kullan-at" modelinden uzaklaşılarak tamir edilebilirlik, yeniden kullanım ve geri dönüşümü esas alan daha sürdürülebilir bir üretim ve tüketim sistemi kurulması amaçlanıyor.

Kademeli geçiş sürecinin ilk adımı 2025 yılında atılırken, bu tarihten itibaren AB'de satılan akıllı telefonlar için daha sıkı dayanıklılık ve tamir edilebilirlik kriterleri uygulanmaya başlandı.
Bataryalar için 800 şarj döngüsünden sonra dahi başlangıç kapasitenin yüzde 80'inin korunması şartı

Üreticilere, yedek parçaları ürün modelinin AB pazarındaki satışının sona ermesinden itibaren en az 7 yıl boyunca erişilebilir kılma, tamir kılavuzlarını erişilebilir hale getirme ve bağımsız tamir hizmetlerini engellememe yükümlülükleri getirildi. Ayrıca bataryalar için en az 800 şarj döngüsünden sonra dahi başlangıç kapasitesinin %80'inin korunması şartı getirildi.

Bu düzenlemelerin ikinci ve en çarpıcı aşaması ise 2027 yılında devreye girecek. 18 Şubat 2027'den itibaren piyasaya sürülecek yeni akıllı telefonlarda bataryanın kullanıcı tarafından çıkarılabilir ve değiştirilebilir olması gerekecek. Böylece kullanıcılar, batarya değişimi için teknik servise gitmek zorunda kalmadan basit ve kolay erişilebilir aletlerle bu işlemi kendileri yapabilecek.

Bu değişimin, eski tip cep telefonlarındaki gibi arka kapağı açarak pili çıkarma modeline birebir dönüş anlamına gelmesi beklenmiyor.

Üreticiler, su ve toza karşı dayanıklılık ile ince tasarımı korumayı hedefliyor. Yeni nesil cihazlarda daha modern ve güvenli tasarımların öne çıkması, bataryanın ise daha az yapıştırıcı kullanılan ve standart vida girişleri bulunan, daha kolay erişilebilir bir yapıya kavuşturulması öngörülüyor.
2030 yılına kadar yaklaşık 20 milyar avro tasarruf hedefleniyor

AB'nin bu adımla ulaşmak istediği temel hedeflerin başında elektronik atıkların azaltılması geliyor. Her yıl milyonlarca akıllı telefon yalnızca batarya performansı zayıfladığı için değiştirilirken, bu durum çevre üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Bataryanın kolayca değiştirilebilmesi sayesinde cihazların kullanım süresinin birkaç yıl daha uzaması ve böylece atık miktarının azalması amaçlanıyor.

Düzenleme, tüketici açısından da önemli avantajlar sunuyor. Mevcut durumda batarya değişimi çoğu zaman maliyetli ve zahmetli bir süreç iken yeni sistemle birlikte kullanıcıların cihazlarını daha uzun süre kullanabilmesi ve tamir maliyetlerinin düşmesi bekleniyor. Bu da uzun vadede yeni cihaz satın alma ihtiyacını geciktirerek tüketicilere ekonomik katkı sağlayacak.

AB'nin akıllı telefonlara yönelik yeni dayanıklılık, tamir edilebilirlik ve batarya değişimi düzenlemelerinin ekonomik etkisinin de dikkati çekici boyutta olması bekleniyor. AB Komisyonu, daha uzun ömürlü ve tamir edilebilir cihazlar sayesinde tüketicilerin 2030 yılına kadar toplamda 20 milyar avroya yakın tasarruf edebileceğini öngörüyor.

AB standardının dünya genelinde yaygınlaşması bekleniyor.

Öte yandan, düzenleme, teknoloji üreticileri açısından da önemli bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Başta Apple ve Samsung olmak üzere büyük üreticilerin AB piyasasına yönelik cihaz tasarımlarını yeniden gözden geçirmesi gerekecek. Son yıllarda yaygınlaşan kapalı ve yapıştırıcı ağırlıklı tasarımlar yerine, daha kolay açılabilen ve tamir edilebilirliği artırılmış modellerin geliştirilmesi bekleniyor.

Düzenleme her ne kadar AB pazarını kapsasa da etkilerinin küresel ölçekte hissedilmesi bekleniyor. Teknoloji şirketleri, farklı bölgeler için ayrı donanım üretmek yerine maliyet ve operasyonel verimlilik nedeniyle tek tip tasarıma yöneliyor. Bu durum, Avrupa'da yürürlüğe giren standartların dünya genelinde yaygınlaşmasına yol açıyor.

Benzer bir süreç daha önce USB-C standardında yaşanmıştı. AB'nin ortak şarj girişini zorunlu kılan düzenlemesi sonrası birçok üretici, yalnızca Avrupa'ya özel ürün geliştirmek yerine küresel ölçekte USB-C'ye geçiş yaptı. Böylece Avrupa merkezli bir düzenleme, fiilen dünya çapında standart haline geldi.

Yeni düzenlemeler özelinde de benzer bir etkinin ortaya çıkması ve AB'de belirlenen kuralların küresel teknoloji üretimini şekillendirmesi bekleniyor. AA

7 Nisan 2026 Salı

Rüya Tuzağı - Rüya Maceraları (Selcen Yüksel Arvas) Kitabının Özeti, Konusu, Tahlili ve Kitap Hakkında Bilgi


Kitabın Adı: Rüya Tuzağı - Rüya Maceraları

Kitabın Yazarı: Selcen Yüksel Arvas

Kitap Hakkında Bilgi:

“Ah duydunuz mu olanları?” dedi Rila. “Yeryüzünde rüya postacıları birbiri ardına kayboluyormuş. Nereye gittiklerini kimse bilmiyor. Başlarına bir şey gelmiş olmalı!”
Miçi şaşkınlıktan küçük dilini yutacaktı.
“Ne demek postacılar kayboluyormuş?”
“Ben de bu kadarını biliyorum. Yeryüzüne inen postacılar geri dönmüyorlarmış. Peşlerinden giden arama ekipleri de! Ve onları arayanlar da!”
İşte bu gerçekten çok kötü bir haberdi. Rüyalar Ülkesi'nin kayıp postacıları bir an önce bulunmalıydı. Ama nasıl?
Miçi ile Ali’nin sınır tanımayan dostluğu bu öyküde, sevdiklerine sahip çıkmanın ve birlik olmanın gücünü vurgulayan sıra dışı ve eğlenceli bir maceraya dönüşüyor!
(Tanıtım Bülteninden)

Yazar Selcen Yüksel Arvas'ın bu kitabı 4 kitaplık bir setin ikinci kitabıdır.
1- Rüya Postacısı
2- Rüya Tuzağı
3- Rüya Takımı
4- Rüya Korkusu

Kitabın Konusu:

Kitap, rüya senaristi olan Miçi ile arkadaşı Ali'nin kaybolan rüya postacılarını aramasını anlatırken kitabı okuyan çocukların hayal gücünü geliştiren bir macera sunmaktadır.

Kitabın Özeti:

Rüya Yazım Merkezi; peteklerinde binlerce rüya senaristinin insanların görecekleri rüyaları yazdığı bir yerdir. Miçi de buradaki rüya senaristlerinden biridir. Rila ise Miçi'nin yardımcısıdır. Rila, Miçi'nin yüzündeki gülümsemeden bir çocuğa rüya yazdığını anlamaktadır. Miçi çocuklara rüya yazmaktan çok mutlu olmaktadır.

Miçi, Rüya Yazım Merkezindeki en yaşlı kişi olmasına rağmen en toy ve yeni rüya senaristidir. Bu nedenle rüya yazdığı kişi sayısı azdır.

Ali okula giden bir çocuktur. Miçi ve Ali arkadaştır. Ali bir kaç günlüğüne kalmak için Miçi'nin yanına gelir. Bu arada Rüya Ülkesinde rüya postacıları kaybolmaya başlamıştır.

Miçi rüya postacılarının kaybolduğu yere gider. Gizli geçidi bulup oradan içeri geçer. Miçi geçidi geçince yakalanır.

Miçi'yi merak eden Ali, Miçi'nin yakalandığı yere gider. Miçi ve arkadaşlarının satıldığını görür. Ali koşarak Miçi'yi yakalayan adamın elinden cam fanusu alır. Ali cam fanusu kırar ve oradan hızlıca uzaklaşırlar.

5 Nisan 2026 Pazar

Tüm Zamanların En Çok Satan Cep Telefonu Modelleri


Tüm zamanların en çok satan cep telefonu modelleri

1) Finlandiya - Nokia 1100 - 250 Milyon

2) Finlandiya - Nokia 1110 - 248 Milyon

3) ABD - iPhone 6 - 222 Milyon

4) Finlandiya - Nokia 105 - 200 Milyon

5) ABD - iPhone 6S - 174 Milyon

6) ABD - iPhone 5S - 165 Milyon

7) Finlandiya - Nokia 3210 - 161 Milyon

8. ABD - iPhone 7 - 160 Milyon

9) ABD - iPhone 11 - 159 Milyon

10) ABD - iPhone XR/XS - 151 Milyon

11) Finlandiya - Nokia 6600 - 150 Milyon

12) Finlandiya - Nokia 1200 - 149 Milyon

13) Finlandiya - Nokia 5230 - 148 Milyon

14) Güney Kore - Samsung E1100 - 147 Milyon

15) ABD - iPhone 5 - 146 Milyon

Dünyanın En Korkak Hayvanı (Caner Sarıoğlu) Kitabının Özeti, Konusu, Tahlili ve Kitap Hakkında Bilgi


Kitabın Adı: Dünyanın En Korkak Hayvanı

Kitabın Yazarı: Caner Sarıoğlu

Kitap Hakkında Bilgi:

Vombat dünyanın en korkak hayvanı! Hatta korkudan anında bayılıveriyor. Ancak bilime olan merakı ve araştırma hevesi onu cesaretlendiriyor.
Vombat’ın bitmek bilmeyen soruları vardır. Bu soruların peşine düşerek “Bilim Vombatı” olmanın hayallerini kurmaktadır. Böylece çılgın bir keşif yolculuğuna atılır.
Ancak dikkat, yer altından başlayıp yeryüzüne ulaşan bu yolculuk beklenenden çok daha macera dolu!
Caner Sarıoğlu`nun kaleminden, okumayı sevdiren, ilham veren bir hikâye...
Yavru Vombat ile birlikte, bilimin ve eğlencenin sınırlarını zorlamaya hazır olun!
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabın Konusu:

Kitap, dünyanın en korkak hayvanı Vombat hikayesiyle; korkularla yüzleşme, ilgi duyulan şeylere karşı olan merak ve bunları gerçekleştirebilecek cesaret konularını çocuklara anlatmaktadır.

Kitabın Özeti:

Yavru Vombat, yeraltında annesi ve babasıyla birlikte yaşamaktadır. Vombat her şeye karşı ve sürekli merak duymakta ve sorular sormaktadır. Sabah kahvaltı yaparken annesi ve babasını, Neden pençelerimiz var?, Neden yer altında yaşıyoruz?, Neden korkunca bayılıyoruz? gibi peşpeşe sorularla sıkıştırmaktadır. Başta babası olmak üzere Vombat'ın ailesi bu sorulardan hiç şikayetçi değillerdir. Babası, Bilim Vombatı gibisin, her şeyi merak ediyorsun diyerek yavrusunu övmektedir. Vombat babasının bu sözlerinden çok etkilenir.

Bir kahvaltı sonrasında çantasını sırtına takan Vombat, Yer Altı Minikler Parkına yola çıkar. Vombat, yer altında tünellerden geçerek parka geldiğinde arkadaşlarının çoktan oyuna başladığını görür. Parkta tek başına kalan Vombat, yer altı kaydırağına biner. Bilim Vombatı olmak isteği ve merakının peşinden gitme hevesinin peşinden giderek Yer Altı Kütüphanesine gelir.

Yer Altı Kütüphane görevlisi olan Salyangoz, Vombat'a istediği kitabı verir. Vombat, başka kitap ve dergiler de aldıktan sonra Bilim Vombatı olmak için evine gider. Odasını bir laboratuvara dönüştürür. Odasına Bilim Vombatı Odası adını vererek ismi kağıda yazarak kapıya asar. Balon ve portakalla yaptığı bir deney tüm aileyi korkudan bayıltır. Vombat başarısız bir deney yapmış olsa da bilim yapmaktan yılmaz.

Yavru Vombat, deneyleri için malzeme sıkıntısı çekmektedir. Bir liste hazırlayarak yeryüzüne çıkar. Bir sürü başka hayvanla karşılaşır, hayvanlar onunla ilgilenmezler. Vombat, tek başına etrafı gezerken koşuşan ceylanlar görür. Ceylan ile konuşmak isterken bir aslanın kükremesini duyar ve korkudan bayılır. Aslan, Yavru Vombat ile dalga geçer. Vombat'ın bu duruma canı sıkılır ve eve geri döner.

Kirpicik arkadaşı Vombat'ın evine gelir. Vombat'a acil bir durum olduğunu söyler. Kirpicik yavru bir aslanın bir ağacın tepesinde mahsur kaldığını söyler. Vombat hiç bir hayvanın yavru aslana yardım etmediğini öğrenir. Aklına gelen bir fikri uygulayarak yavru aslanı kurtarır. Tüm hayvanlar dost olarak yaşamaya başlar.

30 Mart 2026 Pazartesi

Dünyanın En Komik Hayvanı (Caner Sarıoğlu) Kitabının Özeti, Konusu, Tahlili ve Kitap Hakkında Bilgi


Kitabın Adı: Dünyanın En Komik Hayvanı

Kitabın Yazarı:Caner Sarıoğlu

Kitap Hakkında Bilgi:

Şempo dünyanın en komik hayvanı! Şakalarıyla ormandaki herkesi kahkahaya boğuyor. Öyle ki uzak ormanlardan Şempo’nun şakalarına gülmek için gelenler bile var! Konu ciddi meselelere geldiğinde ise herkes “Hadi Şempo, şakanın sırası değil!” diyerek onu geçiştiriyor. Oysa Şempo’nun da ciddiye alınmasını istediği fikirleri var! Bu durum bir zaman sonra Şempo’yu üzmeye başlıyor. Ortada ne şaka kalıyor ne de gülümseme! Peki, ormandaki dostları Şempo’nun kalbini geri kazanabilecek mi? Yeniden şaka dolu günlere dönebilecekler mi?

CANER SARIOĞLU'NUN KALEMİNDEN, OKUMAYI SEVDİREN, KIKIR KIKIR GÜLDÜREN BİR HİKÂYE...
ŞEMPO İLE BİRLİKTE, GERÇEK DOSTLUĞUN GÜCÜNE VE BOL KAHKAHAYA HAZIR OLUN! (Tanıtım Bülteninden)

Kitabın Konusu:

Kitap, şakaları etkisini kaybeden ormanın komik hayvanını tekrar mutlu etmek için orman halkının bir araya gelmesini, dostluğun ve sevginin gücünü anlatmaktadır.

Kitabın Özeti:

Şempo vaktini ormanda karşılaştığı dostlarına şakalar yaparak geçirmektedir. Ağaçların tepesine tırmanıp daldan dala atlamaktadır. Şempo neşesiyle ormanın gülen yüzüdür. Şempo'nun yaptığı şakalar ve eğlence anlayışını çevresindekiler çok sevmektedir. Budurum Şempo'nun herkes tarafından çok sevilen biri yapmakta ve mutluluk kaynağı olarak ön plana çıkmasını sağlamaktadır.

Şempo kuşlar dahil herkese şakalar yapıp, bilmeceler sorarak onları güldürmektedir. Bir gün kuşlara "Hey, minik kuşlar.Bir gün muz çok üşümüş, neden acaba?" diye sorar. Kuşlar cevabı bilemez Şempo "Çünkü kabuğu soyulmuş da ondan! HAHAHA!" diye cevabı verir. Kuşlarla birlikte hepberaber gülerler.

Şempo’nun enerjisi hiç bitmez. Sürekli şakalar yapıp hayvanların gülmekten karnının ağrımasına yol açar. Zamanla Şempo’nun ünü ormanın her tarafına yayılır. Civar ormanlardaki hayvanlar da onu merak etmeye başlar ve Şempo'yu görmeye gelirler. Şempo şakaları ile onları da güldürür.

Şempo bir gün şaka yeteneğini kaybeder. Şempo’nun şakaları olmadan ne yapacağını bilemeyen orman halkı onun moralini düzeltmek için elinden geleni yapmaya karar verir. Orman halkı uzun zamandır birarada yaşayan birbiriyle dost canlılardır. Şempo'nun içerisinde bulunduğu durum herkesi endişelendirir.

Orman halkı el ele vererek çare arar. Kuşlar, filler, zürafalar, gergedanlar, kelebekler Şempo için seferber olur. Orman halkı Şempo’nun moralini yerine getirmek için uğraşırlar. Şempo’nun eski neşesini bulması için ellerinden gelen her şeyi yapmaya karar verirler. Şempo’yu güldürmek için türlü planlar yaparlar. Şempo’nun yüzü bir türlü gülmez.

Şempo karamsarlığa kapılır, arkadaşlarına yaklaşmaktan uzak durur. Bunun üzerine orman halkı Şempo’ya eski güzel günleri hatırlatmak için çabalarlar.

Artık hiçbir şey Şempo’yu mutlu etmez. Karamsarlık içerisinde iken Şempo birden arkadaşlığın, dostluğun, birlikte gülüp eğlenmenin ne anlama geldiğini hatırlar. Çevresindekiler mutluyken kendisinin de mutlu olduğunu hisseder.

29 Mart 2026 Pazar

Sufle Severler Sahnesi - Suçun Şahsiliği (Ergün Kazanır) Kitabının Özeti, Konusu, Tahlili ve Kitap Hakkında Bilgi


Kitabın Adı: Sufle Severler Sahnesi - Suçun Şahsiliği

Kitabın Yazarı: Ergün Kazanır

Kitap Hakkında Bilgi:

BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ BİRİMİZ İÇİN...
Ama birimizin yanlışı, neden hepimizin cezası?
Sınıfta duyulan küçücük bir fısıltı, tüm sınıfın hayallerini suya düşürünce Yiğit bir şeyi fark eder: Kurunun yanında neden hep yaş da yanıyor?
Okul koridorlarından tiyatro sahnesine uzanan bu macerada Yiğit, sadece rolünü ezberlemekle kalmayacak; haksızlığa karşı oyunun kurallarını yeniden yazacak! Mutfaktaki çikolatalı suflenin kokusu, sahnedeki suflörün fısıltısına karışırken Adalet Sınıfı hiç unutulmayacak bir gösteriye imza atıyor.
Perde açılıyor! Bu kez sahnede sadece oyuncular değil, adaletin ta kendisi var.
(Tanıtım Bülteninden)

Bir eylemi suç yapan nedir? Kime suçlu denir? Suç işlemekle hata yapmak arasında fark var mıdır Suçlu hissetmek ne anlama gelir? Suçlu hissetmenin olumlu olabileceği durumlar var mıdır? Suçun dereceleri var mıdır, varsa kim belirler? Suça ortak olmak nedir? Ne yaparsan suça ortak olursun? Suç ile ceza arasındaki ilişki nedir? Bir suçun cezasını belirleme koşulları nelerdir?
Her sorunun kesin bir cevabı olamakla beraber yeni soruların kapısı açılıyor.

Kitabın Konusu:

Kitap, evrensel bir hukuk kuralı olan suçun şahsiliği ilkesini okul koridorlarından tiyatro sahnesine uzanan, mizah dolu ve sürükleyici bir dille ifade ederken yetişkinlerin de hata yapabileceğini ve bu hataların nezaketle ve doğru iletişimle düzeltilebileceğini anlatmaktadır.

Kitabın Özeti:

Yiğit ilkokula giden bir çocuktur. İngilizce dersi öğretmeni Adem beyin kulakları radar gibidir. Sınıftaki en ufak bir sesi bile duymaktadır.

Yiğit ve sınıf arkadaşı Mustafa derste konuşurken ingilizce öğretmenleri Adem bey sesi duyar ve sessiz olun diye bağırır. Adem bey "Çocuklar, sınıfta çıt çıkarsa ne olur?" diye sorar. Öğrenciler hep bir ağızdan "Ceza alırız öğretmenim." diye cevap verir.

İkinci derste öğrenciler çizgi film izleyecektir. Ama bazı öğrenciler konuşmadan duramaz ve Adem öğretmen bu yüzden "Çizgi film falan yok!" der. Bütün ders öğrenciler deftere yazı yazar.

Bunu duyunca sınıfın havası patlak bir futbol topu gibi söner. Sınıfta Merve dayanamayıp "Ama öğretmenim, ben ağzımı bile açmadım ki! Neden ben de ceza alıyorum?" der. Adem öğretmen "Sınıf bir takımdır Merve" der. "Biriniz hata yaparsa cezasını hepiniz çekersiniz." Yiğit içinden "Bu hiç adil değil!" diye geçirir. Arka sıralardan bir öğrenci “Yine izleyemedik, aferin size!” diye söylenir. Mustafa sınıfta oyun bozan öğrenci durumuna gelir.

Sınıftan Yağız, Yiğit ve Mustafa'nın yanına gelerek takmayın kafanıza biz öğrenciyiz robot değiliz der. Betül ve Merve çizgi film izleyemedikleri için üzgündür. Mustafa bütün sınıfın kendisine küseceğini düşünerek üzülmektedir.

Bir sonraki ders, okulun en renkli öğretmeni Ergün Öğretmenin dersidir. Ergün öğretmen öğrencilere 24 Kasım gösterisini kendilerinin hazırlayacağını söyler. Sınıf buna çok sevinir. Sınıfa düşen güzel bir tiyatro gösterisi hazırlamaktır. Ertesi gün herkes Ergün öğretmenin yönledirmesi ile tiyatro konusunda araştırma yaparak okula gelir.

Yağız tiyatronun Antik Yunandan beri var olduğunu söyler. Mustafa ezberlenecek çok şey olduğunu söyler. Betül korkma Mustafa biz sana "Sufle veririz." der. Mustafa "Sufle mi, çikolatalı mı?" diye cevap verir. Betül tiyatroda suflenin ezber unutulduğunda sessizce unutan oyuncuya fısıldamak olduğunu söyler.

Yiğit ve arkadaşları tiyatroda haksızlığa karşı suçu, suçluyu, suça ortak olmanın ne demek olduğunu anlatan güzel bir gösteri ortaya koyarak bütün okula güzel bir gösteri sunarlar.

8 Mart 2026 Pazar

Kayıp Çileğin Sırrı - Masumiyet Karinesi (Ergün Kazanır) Kitabının Özeti, Konusu, Tahlili ve Kitap Hakkında Bilgi


Kitabın Adı: Kayıp Çileğin Sırrı - Masumiyet Karinesi

Kitabın Yazarı: Ergün Kazanır

Kitap Hakkında Bilgi:

Çilekli bir past, karnı aç bir martı ve beklenmedik bir ders... Yiğit ve arkadaşlarının sınıfında her gün yeni bir macera var!
Bir gün balıkçı, ertesi gün terzi olmak isteyen bu çocuklar, şimdi de dedektif olmaya karar verdiler. Ama gerçek bir dedektif olmak sandıkları kadar kolay değil!
Bu kitapta Yiğit ve arkadaşlarıyla birlikte:
* Gerçek dostluğun anlamını keşfedecek,
* Peşin hükümlü olmamanın önemini öğrenecek,
* Ve "MASUMİYET KARİNESİ" gibi çok önemli bir kavramla tanışacaksınız.
Hazır mısınız? Bu sınıfta her an her şey olabilir!
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabın Konusu:

Kitap, çocuklara masumiyet karinesi, dostluk, adalet gibi değerleri öğretirken ön yargılı olmamayı anlatmaktadır.

Kitabın Özeti:

Masumiyet Karinesi der ki: Aksini kanıtlayana kadar herkes masumdur.

Yiğit ilkokula gitmektedir. Sınıfta hergün farklı bir akım vardır. Bir gün öğrenciler değişik mesleklere bürünürken bir diğer gün okudukları kitabın karakterine bürünmektedir. Mustafa her zaman çok obur bulduğunu yiyen bir öğrencidir. Sınıftaki Betül pastcılığa merak sarmıştır.

Öğretmen Ergün bey derste farklı farklı kitaplar okuyorsunuz ama dedektiflik kitabı okuyan görmedim der. Sınıftaki herkesi dedektiflik merakı sarar. Yiğit en yakın arkadaşı Yağız ile eve dönerken tek konuştukları konu dedektiflik üzerine olur.

Yiğit ve arkadaşlarının voleybol maçı vardır. Mustafa rakip takımın kaptanını hakemlerle konuşurken görür. Bu durum çocukların içine bir şüphe düşürür. Rakip takımın hakemi yanlarına çekmeye çalıştığını düşünürler.

Voleybol maçı çok çekişmeli geçer. Maçı Mustafa’nın topa değil de aç karnını doyurmak için koşması yüzünden kaybederler. Yiğit ve sınıf arkadaşları büyük üzüntü duyarlar. Herkes Mustafa’yı suçlar. Mustafa da, hakemi suçlar. Acaba rakip takım hakeme ne dedi?

Çocuklar maçtaki durumu öğretmenlerine anlatırlar. Öğretmenleri final maçında yenilmelerinin sebebini bulmalarını ister. Sınıf için bu araştırma yeni bir ödev ve hatta görev haline gelir. Sınıftaki herkes dedektif olmuştur.

Yiğit ve sınıf arkadaşları ilerleyen zamanda bir pastanın kayıp çileğini bulmak için işe koyulur. Pastanın üzerindeki çileğin kaybolmasının suçlusu olarak Mustafa'yı görürler. Mustafa, hiç doymayan ve yemek yemeyi çok seven bir arkadaşlarıdır.

Yiğit ve arkadaşları, Mustafa’yı haksız yere suçlarlar ve sonrasında gerçeği öğrenirler. Acaba çileği martı mı yemiştir? Böylece peşin hükümlü ve ön yargılı olmamaları gerektiği anlarlar. Gerçekler ortaya çıkmadan kimseyi suçlamamaları gerektiğini öğrenirler.

Avrupa Birliği Yeni Akıllı Telefonlarda Değiştirilebilir Bataryayı Zorunlu Yapacak

Avrupa Birliği (AB), elektronik atığı azaltmak ve telefonun ömrünü uzatmak amacıyla 18 Şubat 2027'den itibaren satışta olacak yeni akıll...